Dağlar çetin olur ama doruklardaki çiçekleri güzeldir: İnsanların birebir ilişkilerde veya gruplar arası diyaloglarda çekişme, rekabet, husumet türünden birçok tutumu bırakması gerekir. Ancak bu sayede takım ruhu ortaya çıkar ve bu sayede muhteşem ikililer belirir. Diyaloglarımızda dağların çetinliğini yaşatma yolunu seçersek, bilinmelidir insanoğlundan daha zalim yaratık da yoktur. Hiçbir canlının yapamayacağı kötülükler insanoğlunun aklına gelmektedir. Aslanlar bile avını ararken sürü içindeki yaşlı ve yaralı geyikleri seçmekte böylece doğal dengeye katkı sağlamaktadır. Aslan hiçbir zaman; iş olsun diye, canilik olsun diye bir başka canlıya sokulmaz. Her gün haberlerden insanların birbirlerine karşı yaptıkları envai çeşit rezilliklere tanık oluyoruz. Gelecek ise daha nice kötülüklere gebedir….Çiçeklerin güzelliğini birlikte koklamak gerek: İnsanlar arası ilişkilerde çiçekvari güzellikler ortaya konulursa birçok olumsuzluk ortadan kalkabileceği gibi samimiyetler de bir o kadar artacak ve neticelendirilmeyi bekleyen bir o kadar iş, yüksek kalitede bitecektir. Yıkılan, çökertilen dağların (engellerin) yerine dikilen çiçeklerin, kokuları etrafa yayılacaktır. Çünkü karanlık gecelerde yıldızları görmek önemli değildir, gündüzleri yıldızları idrak edebilmek marifettir. Netice itibariyle de sonraki merhalelerde, işler daha bir samimiyet havasıyla ve daha bir içten görülecektir. En nihayetinde gözler, başarı çiçeklerindeki envai çeşit güzellikleri temaşa edecektir. Adım adım daha iyiye gitmek denilen bu yolu, Japonlar ve birçok batı devleti, yıllar öncesindeki bizim öz kültürümüzü araştırarak bulmuşlardır. Biz ise tozlu arşivlerde bıraktığımız bu emsalsiz kültüre o kadar yabanız ki anlamak imkânsız. (Geçmişte bıraktıklarımız)
Dağlar ve çiçekler üzerine
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun