Cesaretli olmak, takdire şayan vasıflardan biridir. Cesaret, yüreği ortaya koymakla şekillenen bir atılımdır. Yüreğin baskın bir duruşudur. Bu duruşta, akıl ikinci plana atılır. Çünkü akıl hep güvende olmayı, emin olmayı ister. Akıl riskten uzak olmaya şartlanmıştır. Hâlbuki yürek baskın duyguların, tatminine yönelik hedefler belirler ve bedeni bu yönde harekete zorlar. Bu sebeple yüreğimizi koyarak çıktığımız her bir işte; bazen emek, bazen güç, bazen de para veyahut çokça ehemmiyet arz eden hayatın biri bölümü feda edilir. Ne için ve ne şekilde kendinizi feda ettiğiniz önemli değildir cesaretli yönelişlerde.. Önemli olan mantığın da izin vermediği yerlerde yüreğin ortaya konulmasıdır. Çokça güçlü, çokça akıllı, çokça zengin insanlar vardır. Birçoğu cesaretli olmamaktan ötürü büyük fırsatları kaçırmışlar. Çoğu zamanda güçlü yapılarına rağmen eğilip bükülmüşlerdir. Bir de imkânsızlıklar içinde olup da cesaretleriyle yol almaya çalışan bireyler vardır. Her ne hikmetse bu bireyler beni çokça celp etmiş ve kazanımlarından faydalanma fırsatı bulmuşumdur. Bu bireylerin en büyük sermayesidir cesaretleri. Cesarettir ki onları kamçılayarak şevklendirir. Bu bireyler etrafında toplarlar mıknatıs misali diğer fertleri. Hep ama hep vericidirler. Hep koşar haldedirler. Küçücük bedenleri içinde, cesaretli ve onurlu duruşlarıyla bir de bakarsınız ki devleşirler. Bazen tevazuuyla boyun bükerler, bazen de adalet uğruna ve doğruluk adına aslan olurlar. Onların hayattaki en kıymetli hazineleri onurlarıdır. Didinip çırpınmalarının hepsi onurludur. Ne var ki cesaretli olmak adına da, onurlarını ayaklar altına aldırmazlar. Hayatın her bir şeyine katlanılır. Ama onursuzluğa asla geçit verilmez. Burukluk içinde kalınsa da, acılara katlanılsa da, beyhude bir yüreklilik adına, şiar edinilen çizgideki en ufak bir sapmaya ve akabinde ki onursuz yaşama, asla izin verilmez.
Cesaret ve onur
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun