Kelebekler

Küçük bir tırtılın önce yaprakları kemirerek beslenmesi ve akabinde de kendini yokluğa götürecek beyaz kozayı örmesi oldukça hazin ve bir o kadar da ibretlik doğa olayıdır. Tüm uğraşılar bir iki günlük gökyüzündeki uçuş uğrunadır. O uçuş ki, tüm yaşanılan çileli günleri unutturacaktır. Koza içindeki umutlu bekleyişlerin bazısı, ümitle beklenilen güzelliklerin lezzetini alamadan ölümle sonuçlanır, bazısı da çiçeklerle donanmış bir bahar gününde uyanmaya kadar gider. Hele bir de; kozanın kabuğunun çatlatılıp, kelebeğin bir kanadını dışarı çıkarması, sonrasında da diğer kanadını ve en nihayetinde tüm bedenin dışarı çıkarması, yumul yumul gözlerini güneş ışığı huzmesi altında açması müthiş bir mücadele örneğidir. Kanaatimce en coşkun netice kelebeğin gözlerindeki mutluluk ışıltısıdır. Kozanın çatlamasıyla uykusuz gecelerde kabusa dönüşen bilinmezlik denklemi çözülmüştür… Çiçekten çiçeğe konup, kanat çırpmak, aydınlık günlere olan hasretten ve ümitle beklenilen uçma içgüdüsünün hazzındandır. İnsanların hayatlarında yok mudur böyle sahneler? Tırtılların hayatını feda etmesi gibi, kimi bireylerde hayatlarının bir bölümünü kimi hedefler uğruna feda ederler. Bu riskli kararlar, ya daha dibe vurmaya, ya da kelebeklerin sonsuza uçması gibi güzel günlere uyanarak, kanat açmaya kadar gider. Bazen yokluklar, sıkıntılar, badireler, çöküşler, vefasızlıklar, ayrılıklar, kayıplar vb. müşkül durumlar tıpkı koza gibi bizleri sarmalar. İstemsiz de olsa sarmalanmak çilehanede karanlık günler geçirmek hiçbirimizin hoşuna da gitmez. Kozadan kurtulma gayretleri verilse de, bir vakti vardır özgürlüğe uçuşun. Çilekeş anlar, günler, aylar, uzadıkça uzar. Kiminde hiç bitmez. Kiminde kelebekler gibi nasıl geçtiğini bile anlayamaz olursunuz. Şu bir gerçek ki kozadan çıkarak düşünülen hayallerinizin gerçeğe dönüştüğünü gördüğünüzde çokça değişmişsinizdir. O zaman dersiniz ki neydik ne olduk. Şaşkınlık içinde bir oraya bir buraya kanat çırparsınız….Ne çare ki, bunun tersi olan farazi olumsuz akıbetler de trajik bir feda edişin sonucudur. (Benzeşim)