Dostluk ve Fedakârlık

Kendinden ödün vermektir fedakârlık. Kimin için ve ne kadar fedakâr olunacağı biraz kişiye, biraz içinde bulunulan zamana bazen de olayların türüne bağlıdır. Vicdani bir hesaplaşmayla belirlenir fedakârlık düzeyi. Kimi durumlarda eldeki imkan, ince bir hesaba tabi tutulur. Kimi zamanda hesapsız kitapsız destek olma gereği duyulur. Fedakârlık bir boyun borcu mudur? Bir vicdani rahatlama mıdır? Bir feragatte bulunma mıdır? Veyahut şiar edinilen düsturlarla alakalı bir yöneliş midir? Bilinmez. Ancak bilinen bir şey vardır ki o da, insanlara yaranma hissiyatıyla fedakârlık yapılmayacağıdır. Çünkü insanoğlu doyumsuz bir fıtrata sahiptir. Fedakârlık yaptıkça veyahut bize ait olan her bir şeyi bölüştükçe dahası yok mu der. Bir müddet sonra bu fedakârlıklar sizin bizim görevimizmiş gibi addedilir. “Veren elin üstün olması gereğince…” yapılanlar kesintiye uğrayınca da ihmalkârlıkla suçlanılır, değişmekle itham edilir, vefasızlık yapıldığı öne sürülür. Tabi ki, bu olumsuz durumun oluşmasında paylaşımcı anlayışta olanların etkisi de vardır. Çünkü bireyler farkına varılmaksızın almaya alıştırılmıştır. Hâlbuki bunları söyleyenler, hiç mi hiç görmezler kendilerinin ne halde olduğunu. İdrak edemezler alan el konumunda bulunduklarını. ….Egoist anlayışın oluşmasında; insan mizacındaki bozukluğun, kişilikleri şekillendiren çevrenin de etkisi vardır. Şartlar gereği “el uzatmak, omuz vermek” yerine, elinizi hafif geri çekmeye görün bakalım, neler olacak. Deniz feneri gibi ışığınızla gelen geçen gemilere yön vermek yerine; bir de, siz gemi olun bakalım kaç kişi size ışıklarıyla yön verecektir. Bağrınıza bastıklarınızın, dost bildiklerinizin, yanınızda saf tutanların, samimi bildiklerinizin ne kadarın verdiğiniz değeri hak ettiğini anlarsınız. Şayet denizde giderken burada, şurada dost bildiğim fenerler var deyip de karanlıklara boğuluyorsanız, işte o zaman dost bildiklerinizin dost olmadığını idrak edersiniz. Gece karanlığında seyri sefer halindeyken ta uzaklardan umulmadık küçük bir ışığın size göz yumduğunu gördüğünüzde, bilin ki o sizin dostunuzdur. Dostunuz, vefası gereği sizi unutmaz. Küçük imtihanlarla arada bir çevremizi elekten geçirmemiz gerekir. Ancak bu sayede çevrenizdeki hakiki gönüldeşlerinizi görür ve bir o kadar da onların sağlamlık derecelerini ölçmüş olursunuz. (Karakter tahlilleri)